Haber

Haber 7 sordu, üyeler cevapladı! 7,5 saatlik toplantıda neler konuşuldu?

  • HABER 7 – ÖZEL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar Kurulu ve akademi dünyasının katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli’nin ilk toplantısı İstanbul’daki Dolmabahçe Ofisi’nde gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 11 şehirde eşi benzeri görülmemiş bir tahribata yol açan deprem felaketinin ardından düzenlenen toplantıda şunları söyledi: yatay mimariden vazgeçilmeyecektir.‘ stres oldu.

Sadece depremin değil, afet kavramı içinde değerlendirilebilecek tüm aksiliklerin Ulusal Risk Kalkanı Modeli çatısı altında yoruma açık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, şunları kaydetti: Hiç şüphesiz asıl olan sizin değerlendirmeleriniz, analizleriniz, tespitleriniz ve tekliflerinizdir.’ diyerek sözü uzmanlara bıraktı.

Toplantıya katılan veya bilirkişi heyetinde adı geçen akademisyenler ve alanında uzman isimler, 7,5 saat süren toplantının ilk detaylarını Haber 7 ile paylaştı.

prof. Mustafa Kumral; prof. Mikdat Kadıoğlu, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, Yüksek Mimar Yoshinori Moriwaki, Prof. Dr. Okan Tüysüz, Prof. Yenigün, Haber 7 Görüşlerini ileten akademisyenler ve alanlarında uzman kişilerdi. İşte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde gerçekleştirilen toplantıda uzmanların ilk izlenimleri:

İTÜ REKTÖR YARDIMCISI PROF. Dr. KUMRAL: “TÜRKİYE AFET POLİTİKALARI KOMİTESİ KURULDU”

Jeoloji mühendisliği alanında uzman olan İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. sıradaki kelimeler:

“Cumhurbaşkanımızın başkanlığında, tüm kabine üyelerinin katıldığı bir toplantıydı. Yanında farklı disiplinlerden 90-100 civarında bilim insanı vardı. 7.5 saat boyunca Sayın Cumhurbaşkanımız herkese bir konuşma yaptı, herkes fikrini açıkça ifade etti. tüm hocalarımızın konuşmalarında ortak bir ifade ama farklı vurgular yapılmıştı ve bunlar çok değerliydi. Bunlar tek tek not edildi… Ulusal Risk Kalkanı Modeli projesi kapsamında şu anda 9 politika komitesi bulunuyor ve sayısı 10’a çıkıyor. Ayrıca Türkiye Afet Politikaları Komitesi oluşturuluyor. Bu heyette sadece sallamayı değil, ateşi de konu alıyor; Sel, kuraklık gibi tüm afetler için çalışmalar yapılacak.Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğu artık anlaşıldığına göre tüm afetlerle ilgili bir politika belirlenmesi kararlaştırıldı.”

“BEKLENMEYEN BİR DEPREM OLDU”

Kahramanmaraş’ta meydana gelen iki depremin de önceden tahmin edilemez olduğunu belirten Prof.

“Bu deprem öngörülemeyen bir deprem dedim. 9 saat içinde iki depremin meydana geldiği, dünyadaki hiçbir bilim insanının karşılaşamayacağı türden bir süreçti. Cama çarptığınız zamanki gibi şöyle anlattım. bir çekiçle masanın üzerindeki plaka, dünyanın her yerinde kırılmalar oluyor, bu sarsıntı tam olarak aynı anda oluyor.Olağan fay hatları dışında her tarafta kırılma olabileceğini ortaya koyan bir sarsıntı oldu. Yani ‘Türkiye’nin bu bölgesi dindar, bu bölge güvenli’ diye bir şey yok. Türkiye sarsıntıya yüzde 100 inançlı bir devlet inşa etmek zorunda…Şimdi bu inşaatın temel-temel ve inşaat üzerine olması lazım… Ben de kendilerine İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bu konuda ve her alanda yetkin hocaları ve altyapısı olduğunu, bir merkez kurulursa seve seve yerleştireceğimizi söyledim. İTÜ’de…”

Prof. Dr. ILICALI: “GÖRÜNMEYEN…”

Ulaştırma alanında Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplantıda konuşan uzmanları dikkatle dinlediğini, katılımcıların Erdoğan’dan etkilendiğini şu sözlerle anlattı:

“43 yıllık öğretmenim. Hayatımda gördüğüm ilk toplantıydı… Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı bilim insanlarını bir araya getiriyor ve burada uzlaşı için karşı konulamaz bir adım atıyor. Böyle bir ortam yaratıyor. bilimin desteğiyle yapılacak çalışmalara destek veriyor ve bunun siyaset üstü bir iddia olduğunu açıklıyor.100’e yakın bilim insanına her birine 5’er dakika veriyor, 7 saatten fazla dikkatle dinliyor ve notlar alıyor… Günün sonunda… , devletin ilgili organları ile birlikte hem olası sarsıntılar hem de deprem bölgesindeki çalışmaların hızlı bir şekilde tamamlanması için ortak zemin sağlıyor.Bu da çok değerli, 85 milyonu bulan bilimin ışığında bu adımları paylaşıyor. kimsenin itiraz edemeyeceği bir isim, harika bir şey… Bir de gördüm ki farklı insanlar, benim bölgemde yanımda oturan farklı insanlar etkilenmiş ve heyecanlanmış. Hepsi profesyonel hocalardı… Görülmeyen bir şeydi… Sayın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı döneminde oluşturduğu bir heyet vardı, ben de üyesiydim. Bu buluşma bana o günleri hatırlattı…”

‘DEPREM TRAFİĞİ’

Toplantıda kendisine ayrılan süre içinde deprem bölgelerinde oluşabilecek trafik için alınması gereken önlemleri anlattığını belirten Prof. Dr. Ilıcalı, Haber 7’ye yaptığı özel açıklamaları şöyle tamamladı:

“Ben daha önce Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza ulaşımla ilgili raporlar sunmuştum. Konuşmamda iki unsura çok önem verdim. Birincisi deprem anında oluşan trafikti. Ben aslında bu tarz bir projeyi yönetiyorum yani yönetim. TÜBİTAK adına trafik, ben de sallanan bölgede bulundum. Deprem anında trafiğin yönetilmesi projesinin tüm Türkiye için geçerli olduğunu ve önemli olduğunu vurguladım. Bunun dışında deprem öncesi tüm potansiyelimiz ve gücümüzle kentsel dönüşümün bir an önce tamamlanmasını istiyordum. Allah göstermesin İstanbul’da olası bir depremde Maraş’ı görünce burada yönetimin çok zor olacağını belirtmiştim. Bu tarafta insan kaynağı olarak inşaat mühendisliğine olan talep azalıyor, bu bağlamda YÖK’ün devreye girmesini istedim. Ayrıca yapı sertifikasının zorunlu olması gerektiğini ve bunun için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirttim.Ben de belediyelerin bütçelerini gözden geçirip kentsel dönüşümde işlerini kolaylaştıracak finansman konusunda sarsıntıyı, vatandaşın ihtiyaçlarını ön planda tutması gerektiğini söyledim.”

Prof. Dr. İLBER ORTAYLI: “KOMİTE KURULMALIYIM”

İlber Ortaylı, şehir dışında olduğu için Dolmabahçe Ofisi’ndeki toplantıya katılamayacağını belirterek, “Toplantıda 100 kişi olduğunu duydum. Bu komite için çok yüksek sayılabilecek bir rakamdır. Muhtemelen bir komisyon kurulacaktır. Beyin Sarsıntısı Ulusal Komitesi gibi bir şey olabilir.Bazı uzmanlardan, bilgili insanlardan gözlem ve değerlendirme isteniyor ve bu olacak bir şey… Tabii ki yapılması gerekiyordu” dedi.

MORIWAKI: “DAHA FAZLA OLACAK”

Marmaray ve İzmit Körfez Geçiş Köprüsü gibi önemli projelerde çalışmak Usta Mimar Yoshinori Moriwaki7 saati aşan toplantıda Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bakanlar hazır bulundu. Hep not aldılar. Dikkatle dinlediler. Görüşme, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde daha uygun olacağı yönünde fikir verdi.Bu görüşmeleri sürdürmek gerekiyor… Başlangıcın prestijiyle çok güzel bir adım olduğunu söyleyebiliriz.”

“TÜRKİYE’DE ÇOK FAZLA MÜTEAHHİT”

Dolmabahçe’de yaptığı konuşmada ‘eğitim’in altını çizdiğini belirten Moriwaki, Japonya’daki uygulamaların Türkiye’ye uyarlanabileceğini kaydetti:

“Bana ayrılan sürede eğitime dikkat çektim. Afet eğitimine bir an önce başlanmalı… Bu eğitime küçük yaşta başlanmalı. Anaokulundan ders olarak verilebileceğini belirttim. Bu durum açıklanabilir.” oynayarak çocuklara.Çocuklar bunları öğrenmeli.Ben de periyodik olarak tatbikatlar yapılmalı dedim.Japonya’da Okullarda ve mahallelerde ayda bir tatbikat yapılıyor.Kentsel dönüşüm de hızla yapılmalı.Ya binayı güçlendirmek için Ya da tekrar yapmak… Türkiye’de çok fazla müteahhit var… Buna izin vermemek lazım… “Tıpkı Japonya’da doktorlar, mühendisler iki yıllık staj döneminden sonra imza yetkisi alıyorlar. Benzer bir uygulama Türkiye’de de yapılabilir.”

Japon Usta Mimar, Haber 7’ye yaptığı özel açıklamaları şu ifadelerle noktaladı:

“Japonya’ya her gün bağlanıyorum. Depremle ilgili açıklama yapıyorum. Burada ihtiyaçları olan malzemeleri söylüyorum. Nasıl göndereceklerini anlatıyorum. Bunu da toplantıda anlattım.”

Prof. Dr. AYAK: “FAYDALI BİR TOPLANTI OLDU”

İTÜ Jeoloji Bölümü Emekli Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Okan Tüysüz, ” Faydalı bir toplantı oldu. İlk defa bu kadar üst düzey bir toplantı yapmayı anlamlı buldum. Oraya gittik ve görüşlerimizi ifade ettik. İnşallah hayata geçer… Profesyonel anlamda fayların araştırılması, sıvılaşan yerlerin araştırılması ve bu alanlara yerleşim yapılmaması için önerilerde bulundum.” söz konusu.

Prof. Dr. KADIOĞLU: “CUMHURBAŞKANI VURGULADI”

İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘risk yönetimi’ vurgusunu açıklayarak İstanbul’daki tehlikeye dikkat çekti:

“Yapmamız gereken, deprem sonrası ortaya çıkan arama kurtarma çalışmalarını, tıbbi gereklilikleri, çadır kurma ve yiyecek dağıtımını ortadan kaldırmak. Bunları daha düzgün hale getirmek değil, yani ihtiyaç duymayacakları şekilde çalışmak… Yani ‘Enkazları nasıl kaldıracağız’ değil, ‘İnsanlar nasıl enkaz altında kalmasın?’ Cumhurbaşkanı’nın konuşması buna vurgu yaptı, ‘Artık kriz yönetimi değil, risk yönetimi yapacağız’ dedi… Artık riski afet öncesi düşünüp azaltmak lazım… Her şeyden önce öğrenmemek lazım. Afet yönetimi bilim işidir ve afet yönetiminin yüzde 70’i afet öncesi yapılır.Bunu anlayabilirsek çok değerli bir adım atmış oluruz.Aksi halde afet yönetimi afet sonrası kahramanlık olmaz…Görev net… Sözün bittiği yerdeyiz, mesela İstanbul’da Yıkılacak 100 bin bina olduğunu biliyoruz, kaldırılması gerekiyor.”

Prof. Dr. AKÇA: “BÜTÜN DÜNYA RİSK DİRENÇ MODELİNE GEÇİYOR”

Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Lütfi Akça, modelin ismindeki ‘kalkan’ ifadesinin önemini şu sözlerle açıkladı:

“Toplantı öncesi başlatılan proje Ulusal Risk Kalkanı Modeli idi. Aslında bütün ülkelerin ulusal risk projeleri ve modelleri var. Bu doğru bir yaklaşım… AFAD kapsamında risk çalışmaları vardı ama burada daha kapsayıcı ve daha kapsayıcı bir yaklaşımdı. genişletilmiş toplantı.Buradaki bir diğer önemli konu da ‘Kalkan’.’.Şahsen üzerinde durduğum bir noktaydı.Çünkü kalkan modelinde risk yönetimine artık risk yönetiminde resilience deniliyor.Yani afet yönetimi yürütülen geçmiş yıllarda yerini son 50 yılda afet öncesi riskin belirlenmesi ve riskli noktalarda alınacak önlemlerin alınmasına yönelik yapılan çalışmalara bırakmıştır.Tüm dünyada risk rezilyans modeline geçiş yaşanmaktadır.Bu nedenle, buradaki kalkan modeli tüm bu risklere karşı her alanda, kuraklıkta, selde, depremde direnç oluşturmayı hedefliyor. şehirlerin inşası, yer seçimi, şehirleşme…”

“ÇOK SIK ŞAHİT OLDUM”

Türkiye’nin 20 yılda su altyapısına yaptığı yatırımlarla öne çıktığını belirten Prof. Dr. Akça, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü döneminden örnek vererek, tarımda su kullanımının arttığını belirtti:

“Yerel Yönetim Politikaları Kurulu olarak 2-3 yıldır Türkiye’de Su Yönetimi ve Su Politikaları üzerine çalışıyoruz. Su altyapısı ve su yatırımları konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştüm. Büyük bir ara verdik. Son 20 yılda… 2002’de Türkiye’nin 276 barajı vardı şimdi 992… Üçten fazla… Bu büyük bir atılım… Türkiye gerçekten böyle sulama hizmetleri için gerekli altyapıya sahip. su kullanımının arttığına şahit oluyoruz su kullanımı çok artmıştı zamanında alt yapı olmadığı için bu kadar kullanılmıyordu alt yapı geliştikçe doğal olarak tarımda su kullanımı arttı. Bu nedenle suyun yatırımından çok, su kaynağının yönetiminin iyi yapılması gerekiyor.Bunun için verimli kullanmak çok önemli… Kaynakların arz ve talep istikrarını sağlamak da böyle…”

“SU İHRACAT VEYA İTHAL EDİLEMEZ”

Su yönetiminin bir bütün olarak yapılması gerektiğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bizzat ilettiğini belirten Akça, Haber 7’ye verdiği açıklamaları şu sözlerle noktaladı:

“Su herkesin alıp üretebileceği bir şey değil… Su ithal edilemez, ihraç edilemez… Tabii dolaylı su ithalatı var. O ayrı bir konu. Suyun çok kullanıldığı alet ve eser ithal ettiğinizde, su da ithal… O ayrı bir konu… Ama suyun kişisel ithalatı diye bir şey yok, bu nedenle verimli kullanmak gerekiyor, bu noktada su yönetiminin bir bütün olarak yapılması gerektiğine inanıyorum. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımıza özellikle söylemeye çalıştım.Artık Türkiye’de su yatırımlarını önceleyen ve merkezinde su yatırımları olan bir anlayıştan hareket ettik.Suyun yönetimini,tedbirlerini yeterince bilmemiz gerektiğini söyledim. Kuraklık gelmeden alınması gereken topraklar, sulanacak ya da sulanmayacak topraklar binlerce yıllık, kuraklığı yenmek için size fırsat sunuyor… Ama bunun için depoların dolu tutulması gerekiyor… Ama biz de içindeyiz. çok zor bir durum yer altı sularında… Konya’da durum malum… Sadece Konya’da değil birçok yerde sularımız 50-100 metre çekildi… Su Bakanlığı mı, Türkiye Su Başkanlığı mı bilemiyorum… Bu proje kapsamında konuşulacak konular bunlardır…”

ISLAHIYE VE NURDAĞI ARAŞTIRMALARLA ORTAYA ÇIKTI

TÜBİTAK MAM Başkan Yardımcısı ve İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

“Ben Geomatik Mühendisiyim. Çevrede doktoram ve deniz bilimleri doçentliğim var. Kendi branşım çerçevesinde özellikle sismik tehlike haritaları üretmenin önemini vurguladım. Sismik haritaları hazırlamaya başladık bile. Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin tehlike haritası yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalışıyor oraya kurduğumuz sismik cihazlardan edindiğimiz tecrübeler ve verilerle 7.7 lik bir depremi simule edip şehirde gerçekte ne olacağını harita olarak çıkardık. Bu deprem sonucu Nurdağı ve İslahiye’ye dikkat çektik.”

“ACİL EYLEM PLANLARINA DENİZDEN YAKLAŞIM” ÖNERİSİ

Toplantı esnasında acil durum planlarına deniz yaklaşımıifadesini kullandığını belirten Prof. Dr. Özsoy, bu tanımı şöyle açıkladı:

“Peki depremle ilgili ne yapabiliriz? Bununla ilgili ne gibi çalışmalar yapabiliriz?” Ayrıca fay sınırının geçtiği Marmara Denizi’nde özellikle deniz alanlarında sismik tespit ve etütlerin yapılması gerektiğinden bahsetmiştim. acil durum planlarına deniz yaklaşımı ‘ kelimesini kullandım. Maalesef karasal yaklaşımda özellikle on bir ilde yolların kapalı olduğunu gördük ve İstanbul için önemli bir analiz rota sürecine deniz yolunun da dahil edilmesi gerektiğinin altını çizdim. Disiplinler arası çalışmak çok önemli… Benim de disiplinler arası bir akademik yapımız var… Disiplinlerin birlikte çalışmasının ve farklı analiz önerilerinin değerli olacağına dikkat çektim.”

AKADEMİKLERİN ORTAK DÜŞÜNCESİ

Su yönetimi, sulama ve su kaynakları alanlarında çalıştı. Kasım Yenigün, devletin üst düzey yetkililerinin görüşmeyi ne kadar sahiplendiğini belirterek, ” Ben ve diğer arkadaşların ortak görüşü, devletin en üst düzey kurumlarının etkinliğe önemli ölçüde sahip çıktığı yönündeydi. Sayın Cumhurbaşkanımız da bir iki zorunlu çıkış dışında 7.5 saat oradaydı. karşılığını aldığını gördük. Bu hocaların ortak görüşüydü… Dikkatle notlar alındı, gelen teklifler ve eleştiriler de dahil… Hepsi takip edildi… Bu da son derece önemliydi… Kapanışta Başkanımız gelen tekliflerin tamamının takip edileceğini bildirdi. Başkanlık notları ile birlikte. Varsa çok önemli bir devlet iradesinden ve kararlılığından bahsetmek mümkündür. Umarım devam eder…‘ bana o söyledi.

NİTELİKLİ BİNALARDA DEVLET DÜZEYİNE TAVSİYE

Afet durumunda barınma kadar diğer stratejik yapılarda da büyük önem taşıdığını belirten Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yenigün, ” Bana ayrılan sürede üç dört konuya odaklandım. Şu anda herkes ister istemez barınma ve yaşam kaygısı yaşıyor… Ancak bu çalışmada deprem dışında başka afetlerin de yer aldığını belirtmek isterim. Evlerin dışında stratejik yapılarımız var… Barajlar gibi diğer yapılar gibi… Bunların sistematik rutin denetimlerini yapmak çok önemli… Şu anda gönüllü olarak başlattığımız ve devam etmekte olan bir baraj güvenlik kümelenmemiz var. Barajları sistematik olarak inceliyoruz. Az önce İstanbul ve Aydın’daki barajları inceledik. Burada gördüğümüz sorunları not ettik. Benzer şekilde nitelikli yapıların devlet nezdinde takibini önerdik… Emsal teşkil edecek şekilde sel yönetim planları vardı… Arkalarında birçok kuruma sorumluluk veren tablolar var… Hukuki ilişkileriyle birlikte… İzlemeyi önerdik, Bu kurumların sorumluluklarını yerine getirip getirmediği… Ayrıca birçok şehirde, yerel yönetimlerde ya da sivil toplum kuruluşlarında bazı çalışmalar yaptığını biliyoruz. Ancak bu çalışmaların birden fazlası birbirine benzer niteliktedir. Burada bir deneyim paylaşımı olması önemli…sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.

KAYNAK: HABER7

kozakliajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu